Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3

улавливать kavramak; sezmek

улаживать yoluna koymak

улаживаться hallolmak

уламывать razı etmek, kandırmak

улей arı kovanı

улетать uçup gitmek

улетучиваться uçmak; savuşmak

улечься yatışmak, dinmek, durulmak

улизнуть kaçmak, savuşmak

улика delil

улитка salyangoz

улица sokak

уличать ortaya çıkarmak

уличное движение trafik

уличный sokakla ilgili

уличный торговец sokak satıcısı

улов balık tutma

уловка hile, oyun

улочка küçük sokak

улучать bulmak

улучшать iyileştirmek

улучшение iyileştirme

улыбаться gülümsemek

улыбка gülümseme, tebessüm

улыбчивый güleç

ультиматум ültimatom

ультразвук ultrason

ультразвуковой ultrasonik, sesötesi

ультракороткий çok kısa

ультралевый aşırı sol

ультрамарин lacivert

ультрамодный en son moda

ультраправый aşırı sağ

ультрасовременный ultramodern

ультрафиолет ultraviyole

ультрафиолетовый morötesi(sıfat)

улюлюкать kışkırtmak

ум akıl

умалишённый deli

умалчивать söylemeden geçmek

умелец usta

умелый hünerli, becerikli

умение beceri, maharet

уменьшаемое çıkarılan, eksilen

уменьшать eksiltmek, azaltmak; kısmak

уменьшаться eksilmek, azalmak; düşmek, azalmak

уменьшение eksiltme, azaltma; azalma, eksilme; kısma

уменьшительная линза ıraksak mercek

уменьшительный küçültme(sıfat)

уменьшительный суффикс dilb. küçültme eki

умеренность ölçülülük, ılımlılık

умеренный ölçülü, ılımlı; ılıman

умереть ölmek

умерший ölü, ölmüş

умерщвлять katletmek, öldürmek

умерять tadil etmek

уместно yerinde

уместный yerinde

уметь mesini bilmek

умещать sığdırmak

умещаться sığmak, sığışmak

умильный duygulandırıcı

умилять duygulandırmak

умиляться duygulanmak

умирание ölüm; can çekişme

умирать can vermek, ölmek

умирать от любопытства meraktan ölmek

умиротворять barıştırmak

умиротворяться barışmak

умнеть akıllanmak

умник akıllı insan; bilgiç, sivri akıllı

умничать bilgiçlik taslamak, ukalalık etmek

умножать vurmak, çarpmak; çoğaltmak, artırmak

умножаться artmak, çoğalmak

умножение çarpma; artırma, çoğalma; artma

умный zeki

умозаключение yargı

умозрительный soyut

умолкать susmak, sesi kesilmek

умолять yalvarmak

умопомешательство delilik, cinnet

умопомрачительный akıllara durgunluk veren

уморить çok yormak

умственная отсталость zekâ geriliği

умственно отсталый geri zekâlı

умственный zihinsel

умудряться başarmak

умывальная lavabo

умывальник lavabo

умывальник lavabo

умывать yıkamak

умываться el yüz yıkamak

умыкнуть kaçırmak

умысел kasıt

умышленно kasten, bilerek

умышленный kasıtlı, kasti

унаследовать miras almak

универмаг süpermarket

универсальный üniversal

университет üniversite

университетский городок üniversite kampüsü

унижать aşağılamak

унижаться küçük düşmek, alçalmak

унижение küçük düşürme

унизительный küçük düşürücü

уникальный benzersiz, eşsiz

унимать yatıştırmak; dindirmek

униматься yatışmak, sakinleşmek; dinmek, yatışmak

унисон uyum

унифицировать tevhit etmek

униформа üniforma

уничтожать yok etmek, imha etmek, ortadan kaldırmak; tahrip etmek

уничтожение yok etme, imha, ortadan kaldırma; tahrip etme

уния birlik

уносить alıp götürmek; çalmak

унция ons

унывать hüzünlenmek

унылый içekapanık, hüzünlü, melankolik, moralsiz; içli

упадок gerileme; çökme

упаковка ambalajlama, paketleme

упаковывать paketlemek

упекать iyi pişirmek

упиваться mest olmak

упирать dayamak

упираться bastırmak; ayak diremek

упитанный besili; toplu, etine dolgun

уплата ödeme

уплачивать ödemek; parasını vermek

уплотнять sıkılaştırmak

уподоблять benzetmek

уподобляться benzemek

упоение kendinden geçme

упоительный mest edici, şahane

уползать sürünerek gitmek

уполномоченный yetkili

уполномочивать yetkilendirmek

упоминание anma, anılma

упоминать anmak

упомнить akılda tutmak

упор destek, dayanak

упорно inatla, ısrarla

упорно работать inatla çalışmak

упорный inatçıl

упорство direnç; inatçılık, inat

упорствовать ayak diremek, direnmek

упорядочение düzenleme, düzene koyma

упорядочить düzenlemek, düzene koymak

употребление kullanım

употреблять kullanmak

упрёк yüzüne vurma

управляемая ракета güdümlü füze

управляемый güdümlü

управление yönetim

управлять yönetmek, kullanmak; sürmek (uçak/araba vs)

управляться becermek

управляющий yönetici

упражнение egzersiz

упражнять egzersiz yaptırmak

упразднение kaldırma, ilga etme

упразднять kaldırmak, ilga etmek

упрашивать razı etmek

упрекать yüzüne vurmak; sitem etmek

упрёк sitem

упрочение pekiştirme, sağlamlaştırma, perçinleme

упрочить sağlamlaştırmak, pekiştirmek; güçlendirmek

упрочиться sağlamlaşmak, güçlenmek

упрощать sadeleştirmek

упрощаться basitleşmek, sadeleşmek

упрощение basitleştirme, sadeleştirme; basitleşme, sadeleşme

упругий esnek

упругость esneklik

упряжь koşum

упрямиться dik kafalılık etmek, inat etmek

упрямство dik kafalılık, inatçılık

упрямый dik kafalı, inatçı; ısrarlı

упрятать saklamak

упускать kaçırmak

упустить возможность fırsatı kaçırmak

упустить из виду gözden kaçırmak

упущение ihmal; kusur, eksiklik

ура! hura!

уравнение eşitleştirme; denklem

уравнивать eşit kılmak, denkleştirmek, eşitleştirmek ; düzlemek, düzleştirmek

уравновешенность denge

уравновешенный dengeli

уравновешивать dengelemek; denkleştirmek, eşitlemek

ураган kasırga

уразуметь kavramak

уран uranyum

урбанизация kentleşme

урвать bulmak

урегулирование düzenleme; çözüm

урегулировать düzenlemek; çözmek

урезать kısaltmak; kısıtlamak; kısmak, kısıntı yapmak

урезонивать kandırmak

урна sandık; çöp kutusu

уровень seviye

урод ucube, hilkat garibesi

уродавать sakatlamak; bozmak, berbat etmek; çarpıtmak; çirkinleştirmek

уродить ürün vermek; doğurmak

уродливость çarpıklık

уродливый biçimsiz; yüzüne bakılmaz; çarpık

уродство sakatlık; çirkinlik; çarpıklık

урожай rekolte; ürün

урожайность verim

урожайный verimli

урок ders

урология üroloji, bevliye

урон zayiat

урчание gurultu; homurtu

урчать guruldamak

урюк kuru kayısı

усадьба çiftlik

усаживать oturtmak

усаживаться oturmak

усатый posbıyıklı

усваивать benimsemek; özümsemek; özümlemek, sindirmek

усвоение benimseme, özümleme

усеивать kaplamak; serpmek

усердие gayret

усердный gayretli, çalışkan

усердствовать gayret göstermek

усидеть yerinde kalmak

усики anten, duyarga; sülük

усиление artırma; şiddetlendirme, yoğunlaştırma; hızlandırma; şiddetlenme, artma; yükseltme

усиленный yoğun; ısrarlı

усиливать yoğunlaştırmak; artırmak, şiddetlendirmek; hızlandırmak; güçlendirmek

усиливаться yoğunlaşmak; artmak, şiddetlenmek; hızlanmak; güçlenmek

усилие gayret

усилитель yükselteç

ускакать doludizgin gitmek

ускользать savuşmak; elinden kaymak

ускорение hızlandırma, çabuklaştırma; çabuklaşma, hızlanma

ускоренный yoğun; hızlandırılmış

ускоритель hızlandırıcı

ускорять hızlandırmak, çabuklaştırmak

ускоряться hızlanmak, çabuklaşmak

уславливаться sözleşmek

услать göndermek

условие koşul

условливаться anlaşmak; sözleşmek

условное наклонение dilb. şart kipi

условное освобождение şartlı salıverme

условный kararlaştırılmış; şartlı; sembolik

усложнение zorlaşma

усложнённый zorlaştırılmış

усложнять karmaşıklaştırmak; zorlaştırmak, güçleştirmek

усложняться karmaşıklaşmak; zorlaşmak, güçleşmek

услуга hizmet

услужливый yardımsever

услыхать işitmek

усмехаться gülümsemek

усмешка gülümseme

усмирение bastırma

усмирять yatıştırmak; dindirmek; bastırmak

усмотрение fikir

уснуть uykuya dalmak

усовершенствование geliştirmek

усомниться şüphelenmek

успевать vakit bulmak; yetiştirmek; yetişmek; basan göstermek

успеваемость derslerde başarı

успех başarı

успешный başarılı

успокаивать teskin etmek, yatıştırmak, sakinleştirmek; dindirmek

успокаиваться teskin olmak, yatışmak, sakinleşmek; dinmek

успокоительное müsekkin, yatıştırıcı ilaç

успокоительный teskin edici, yatıştırıcı

уста ağız, dudaklar

устав tüzük

уставать yorulmak, yorgun düşmek

уставлять yerleştirmek, doldurmak

уставляться sığmak, almak

уставший yorgun

усталость yorgunluk

усталый yorgun

устанавливать tespit etmek, saptamak

установить контроль denetim altına almak

установить равновесие denge kurmak

установка saptama; tesis; yönerge

установление kurma; saptama

устаревать eskimek, modası geçmek, köhneleşmek

устарелый eskimiş, modası geçmiş, köhne, demode; çağdışı

устать yorulmak

устилать döşemek, sermek

устная речь konuşma dili

устно sözlü olarak, ağızdan

устный sözlü

устный экзамен sözlü sınav

устойчивость dayanıklılık; istikrar, kararlılık

устойчивый dayanıklı; istikrarlı, kararlı

устоять dayanmak, karşı koymak

устраивать kurmak; düzenlemek; tertiplemek; düzene koymak; yerleştirmek

устраиваться düzelmek, yoluna girmek; kurulmak; yerleşmek

устранять bertaraf etmek, gidermek

устрашать gözünü korkutmak, yıldırmak

устрашаться korkmak, yılmak

устремление emel

устремлять yöneltmek; hızla sürmek

устремляться çevrilmek; atılmak

устрица istiridye

устроитель organizatör

устроить засаду pusu kurmak

устройство alet

уступать terk etmek, bırakmak; boyun eğmek

уступать дорогу yol vermek

уступка taviz, ödün; ıskonto

уступчивый tavizkâr

устыдить utandırmak

устыдиться utanmak

устье coğ. ağız

усугублять ağırlaştırmak

усугубляться ağırlaşmak

усы bıyık

усыновление evlatlığa alma

усыновлять evlatlığa almak

усыпать dökmek, serpmek

усыпальница mezar

усыплять uyutmak; bayıltmak

усыпляющий uyutucu

усыхать fire vermek

Русско-турецкий словарь от А до Я