Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3 4 5

вредность zararlılık

вредный zararlı; hain

вредоносный muzır

врезаться girmek, dalmak; yer etmek; âşık olmak

временами zaman zaman

временно geçici olarak

временный geçici

время saat, süre, zaman

время от времени zaman zaman, ara sıra

вроде gibi; -mış

врождённый doğuştan, yaradılıştan

врозь ayrı    

врун yalancı

врунья yalancı

вручать sunmak, teslim etmek, dağıtmak

вручение sunma, verme, teslim, dağıtma

вручную elle

врываться zorla girmek

вряд ли zannetmem, sanmam

всё her şey; hep; hâlâ; sırf

всё в порядке her şey yolunda

всё время her zaman; durmadan, aralıksız

всё таки yine de, ne de olsa

всадник süvari, atlı

всаживать saplamak

всасывание emme

всасывать emmek

все herkes

все разом hepsi birden

всевозможный her tür, her çeşit   

всегда her zaman, hep

всегдашний her zamanki, olağan

всего лучшего görüşmek üzere!

вселение taşınma, yerleşme, yerleştirme    

вселенная evren

вселять yerleştirmek; vermek (korku/umut)

вселяться taşınmak, yerleşmek

всемерно elden geldiğince

всемирный dünya çapında, evrensel

всемогущий her şeye kadir

всеобщий genel 

всеобщность genellik; evrensellik

всеобъемлющий evrensel

всерьёз ciddi olarak

всесторонне her yönden, etraflıca

всесторонний etraflı

всех благ hoşça kalın! 

всецело tümüyle

вскакивать fırlamak, atlamak

вскапывать bellemek

вскарабкаться tırmanmak

вскармливать beslemek, yetiştirmek

вскачь dörtnala

вскипать kaynamak; parlamak, öfkelenmek

вскипятить kaynatmak

всклокоченный saçı başı dağınık

всколыхнуть oynatmak, kımıldatmak; harekete getirmek

всколыхнуться oynamak, kımıldamak

вскользь geçerken   

вскоре az sonra, çok geçmeden

вскрикивать çığlık atmak

вскрывать açmak; açığa çıkarmak, açığa vurmak

вскрываться buzları çözülmek; ortaya çıkmak, açığa çıkmak

вскрытие açma; ortaya çıkma, açığa vurma; otopsi

вскрытие трупа otopsi

вскрыть рану yarayı deşmek

всласть doya doya

вслед arkadan; arkasından

вследствие dolayı, ötürü, yüzünden

вслух yüksek sesle

вслушиваться dikkatle dinlemek, kulak vermek

всовывать sokmak, sokuşturmak

вспарывать deşmek, yarmak

вспахивать sürmek

вспенивать köpürtmek

вспениваться köpürmek

всплывать su yüzüne çıkmak; ortaya çıkmak

вспоить и вскормить büyütüp yetiştirmek

всполошиться telaşa düşmek

вспоминать hatırlamak, anımsamak

вспоминаться hatırına gelmek

вспомогательный yardımcı

вспомогательный глагол dilb. yardımcı fiil

вспухать şişmek

вспучиваться kabarmak; şişmek

вспылить parlamak

вспыльчивость asabilik

вспыльчивый öfkeli, asabi

вспыхивать parlamak, tutuşmak; patlamak, patlak vermek    

вспышка patlama

вспять geriye

вставание ayağa kalkma

вставать ayağa kalkmak; doğmak; sığmak, girmek; ortaya çıkmak; durmak (faaliyet/saat)

вставлять çerçevelemek

вставной takma

встарь eskiden

встать в строй sıraya girmek

встать перед глазами gözünün önüne gelmek

встревоженный telaşlı, endişeli; kuşkulu

встрепенуться silkinmek

встретить с восторгом coşkuyla karşılamak

встреча karşılaşma, rastlaşma, görüşme; karşılama; maç, karşılaşma

встречать rastlamak; karşılamak

встречаться görüşmek

встречный karşı

встроенный gömme

встряхивать silkmek, sarsmak

встряхиваться silkinmek

вступать girmek; girişmek

вступаться arka çıkmak

вступительное слово açılış konuşması

вступительный giriş(sıfat)

вступительный экзамен giriş sınavı

вступление girme, giriş

всучивать yamamak

всхлип hıçkırık

всхлипывать hıçkırmak

всходить çıkmak; doğmak

всходы ekin

всыпать dayak atmak; koymak, dökmek

всюду her yerde, her tarafta

всякий her; her türlü; herhangi bir; herkes

всячески elden geldiğince, var gücüyle

всяческий her türlü için

вталкивать втайне gizlice; için içeri itmek

втирать очки göz boyamak

втискивать tıkmak, tıkıştırmak

втискиваться tıkılmak, tıkışmak, sığışmak

втихомолку gizlice

втолковывать söz anlatmak

вторгаться istila etmek

вторжение istila etme

вторично bir kez daha, tekrar

вторичный ikinci; ikincil  

вторник salı    

второй ikinci

второпях aceleyle

второсортный ikinci kalite, kalitesiz

второстепенный ikincil, ikinci dereceden, sıradan

втридорога ateş pahasına

втрое üç kat, üç misli

втройне üç kat, üç misli

втыкать batırmak, saplamak, sokmak

втягивать içeri çekmek; sürüklemek (bir şeye/işe), bulaştırmak (bir işe)

втягиваться çökmek, alışmak, tiryakisi olmak

вуаль duvak, peçe, tül

вуз yüksekokul

вулкан yanardağ, volkan

вулканический volkanik

вульгарность bayağılık, kabalık

вульгарный bayağı, kaba

вундеркинд harika çocuk

вход girme, giriş; giriş yeri, kapı

входить girmek; sığmak, sığışmak

входная дверь giriş kapısı

входной giriş(sıfat)

входной билет giriş bileti

вхолостую boşuna

вцепляться yakalamak, yapışmak

вчера dün

вчера утром dün sabah

вчерашний dünkü

вчетверо dört misli

вшивать dikmek (dikiş)

вширь genişliğine

въедаться sinmek

въезжать girmek; taşınmak; çıkmak

вы siz

выбегать uğramak

выбелить badana yapmak

выбивать kırmak; patlatmak; atmak, kovmak; basmak (damga vs.)

выбирать seçmek, seçim yapmak; ayıklamak

выбираться çıkmak

выболтать söyleyivermek

выболтать секрет bir sirri açiklamak

выбор seçme, seçim; çeşit

выборочная проверка haber vermeden yapilan kalite kontrolü

выборы tercih

выбрасывать atmak; çıkarmak

выбрасывать на берег kiyiya sürüklemek

выбрасывать на рынок piyasaya sürmek

выбрасываться atmak; atlamak

выбривать tıraş etmek

выбывать ayrılmak

вывёртывать sökmek, çıkarmak;burkmak; ters çevirmek

вывёртываться kurtulmak;burkulmak; çıkmak; yakayı kurtarmak

выверять ayarlamak

вывеска levha, tabela

выветривать havalandırmak;aşındırmak

выветриваться havalanmak, uçupçıkmak; aşınmak

вывешивать asmak

вывинчивать sökmek, çıkarmak

вывих çıkık

вывод çıkarma, ihraç; sonuç, vargı

выводить çıkarmak, götürmek;sonucunu çıkarmak, anlamını çıkarmak;yetiştirmek; yok etmek

выводиться soyu tükenmek; kullanılmaz olmak, tarihe karışmak

вывоз ihraç

вывозить götürmek, çıkarmak;getirmek; ihraç etmek

выгадывать kazanmak; tasarrufetmek, artırmak

выгибать eğriltmek

выгладить ütülemek

выглядеть görünmek

выглядывать (dışarı) bakmak; görünmek

выгнать вон defetmek, kovmak

выговаривать söylemek

выговор söyleyiş, şive; azarlama, paylama

выгода kâr, kazanç; yarar, avantaj

выгодность kârlı olma

выгодный kârlı, kazançlı; yararlı, avantajlı, elverişli

выгон otlak, mera

выгонять kovmak, dışarı atmak

выгораживать aklamak

выгорать yanmak; solmak, rengi atmak

выгружать boşaltmak, indirmek

выдёргивать sökmek

выдавать vermek, teslim etmek, dağıtmak; ele vermek; iade etmek, geri vermek; gibi göstermek; üretmek

выдаваться çıkık olmak; sivrilmek

выдавливать sıkmak; patlatmak

выдалбливать oymak

выдать замуж evlendirmek (kadın için)

выдача verme, teslim, dağıtma; çıkarma, üretme

выдающийся seçkin, kalburüstü, üstün

выдвигать sürmek, çekmek; öne sürmek, ortaya atmak; terfi ettirmek

выдвигаться ilerlemek, öne geçmek

выдвижение ileri sürme, ortaya atma; terfi ettirme

выдвижной teleskopik

выдворять sınır dışı etmek

выделение ayırma, ayrılma; boşaltım, salgılama; akıntı

выделка yapım; işçilik

выделывать imal etmek

выделять ayırmak; para ayırmak; vurgulamak; salgılamak

выделяться ayrılmak; salgılanmak

выдержанность tutarlılık

выдержанный tutarlı; kendine hâkim

выдерживать dayanmak, katlanmak; kendini tutmak; sınavı geçmek; dinlendirmek; bekletmek

выдержка kendine hâkim olma; poz (foto); alıntı, pasaj, parça

выдирать sökmek, koparmak

выдра susamuru

выдуманный uydurma

выдумка uydurma, buluş, icat

выдумывать icat etmek; uydurmak

выдыхаться kuvvetten kesilmek

выедать kemirmek; aşındırmak

выезд gitme, ayrılma; çıkma, çıkış

выезжать gitmek, ayrılmak; taşınmak

выемка çukur, oyuntu

выехать на дачу yazlığa çıkmak

выживать hayatta kalmak

выжигать yakmak, kavurmak; dağlamak

выжидание bekleme, bekleyiş

выжидать beklemek

выжимать sıkmak

выжимать все соки posasını çıkarmak

вызвать сенсацию sansasyon yaratmak

вызволять kurtarmak

выздоравливать iyileşmek

выздоровление iyileşme, nekahet

вызов çağırma, çağrı, davet; meydan okuma

вызубрить ezberlemek

вызывать çağırmak; derse kaldırmak; sevk etmek; neden olmak

вызывать аллергию alerji yapmak

вызывать беспокойство huzursuzluk vermek

вызывать интерес ilgi toplamak ; merak uyandırmak

вызывать опасения kuşku uyandırmak

вызывать панику panik yaratmak

вызывать разочарование düş kırıklığına uğratmak

вызывать тошноту midesini bulandırmak

выигрывать kazanmak; yenmek

выигрыш kazanç; ikramiye; avantaj; kazanma, galibiyet

выигрышный ikramiyeli; avantajlı

выискать arayıp bulmak

выискаться bulunmak

выискивать aramak, bulmaya çalışmak

выйти в море denize açılmak

выйти в финал finale kalmak

выйти вон uzaklaşmak

выйти замуж evlenmek (kadın için)

выйти из моды modası geçmek

выйти из терпения sabrı taşmak

выйти из тупика çıkmazdan kurtulmak

выйти на эстраду sahneye çıkmak

выказывать göstermek

выкарабкиваться güçbela sıyrılmak

выкармливать beslemek; emzirmek

выкидывать çocuk düşürmek

выкидыш çocuk düşürme , düşük

выкинуть на улицу sokağa atmak

выкипать suyunu çekmek

выклёвывать oymak, yiyip bitirmek

выкладка döşeme, kaplama, hesap; donatım

выкликать çağırmak

выключатель elektrik düğmesi

выключать kapamak (radyo/tv)

выкормить beslemek

выкорчёвывать kökünü kazımak

выкраивать biçmek

выкрасить boyamak

выкрасть çalmak, kaçırmak

выкрик bağırtı, haykırış

выкрикивать bağırmak, haykırmak

выкройка patron

выкручивать sökmek; burmak

выкручиваться sökülmek; burulmak; sıyrılmak, yakayı kurtarmak

выкуп rehinden kurtarma; fidye

выкупать fidye vermek; rehinden kurtarmak

вылавливать avlamak

вылазка çıkış; ani saldırı; gezinti

вылежать yatakta kalmak

вылезать çıkmak; sıyrılmak; dökülmek

вылет kalkış; uçuş

вылетать uçup gitmek, kalkmak (uçak); uçakla gitmek, uçmak; fırlamak; atılmak

вылечивать iyi etmek, iyileştirmek

вылечиваться iyi olmak, iyileşmek

выливать boşaltmak, dökmek

выливаться boşalmak, dökülmek

вылинять solmak, boyası çıkmak

вымазать sürmek, sıvamak; bulamak

вымазаться bulaşmak

вымаливать yalvarmak

Русско-турецкий словарь от А до Я