Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3 4 5

вымарывать bulaştırmak, kirletmek; karalamak

вымачивать ıslatmak

выменивать değiş etmek

вымерзать donmak

вымерший soyu tükenmiş

выметать süpürmek

вымирать ölmek, soyu tükenmek

вымогатель şantajcı

вымогательство şantaj

вымогать tehditle almak

вымокать ıslanmak

вымолвить söylemek

вымолить yalvarmak, yalvararak elde etmek

вымпел flama, bayrak

вымученный yapmacık, zoraki

вымысел hayal ürünü; uydurma

вынимать çıkarmak, ayıklamak

выносить çıkarmak (dışarı), sunmak, edinmek; dayanmak, katlanmak

выносливость dayanıklılık

выносливый dayanıklı

вынуждать zorunda bırakmak, zorlamak

вынужденный zoraki, mecburi

вынырнуть su yüzüne çıkmak

вынянчить büyütüp yetiştirmek

выпад hamle; saldırı

выпадать düşmek, kurtulmak; dökülmek, yağmak

выпадение dökülme; yağma; düşme

выпаривать buharlaştırmak

выпарывать sökmek

выпасть из поля зрения gözden kaçmak

выпачкать kirletmek, bulaştırmak

выпекать pişirmek

выпечка pişirme

выпивать içmek

выпивоха ayyaş

выпирать çıkık olmak

выписка kesme; yazma; alıntı; abone olma

выписывать aktarmak; yazmak; alıntı yapmak; abone olmak

выпихивать dışarı itmek

выплёвывать tükürmek

выплёскивать boca etmek, boşaltmak

выплавка yapım; üretim

выплавлять yapmak, üretmek

выплата ödeme

выплачивать ödemek

выплывать su yüzüne çıkmak, ortaya çıkmak, açığa çıkmak

выполаскивать durulamak, çalkalamak

выполнение yerine getirme, gerçekleştirme, uygulama

выполнять yerine getirmek, gerçekleştirmek, uygulamak

выполнятьсяyerine gelmek, gerçekleşmek

выполоть ayıklamak

выправлять doğrultmak; düzeltmek, yoluna koymak

выправляться doğrulmak; düzelmek, yoluna girmek

выпроваживать savmak; kovmak

выпрыгивать dışarı allamak

выпрягать koşumunu çözmek

выпрямление doğrultma, düzeltme

выпрямлять doğrultmak, düzeltmek

выпрямляться doğrulmak, düzelmek

выпуклость kabartı, tümsek

выпуклый çıkık, bombeli; canlı (renkli), renkli

выпуск çıkarma (boşaltma), boşaltma; sayı; üretim; mezunlar

выпускать bırakmak, koyuvermek, salmak; boşaltmak; serbest bırakmak; mezun etmek, yetiştirmek

выпускник son sınıf öğrencisi

выпускной bitirme(sıfat), mezuniyet(sıfat)

выпустить на свободу salıvermek, serbest bırakmak, tahliye etmek

выпутываться kurtulmak, sıyrılmak

вырабатывать üretmek; hazırlamak. oluşturmak; eğitmek, geliştirmek; kazanmak; tüketmek

выработка yapım; üretim; işçilik, kalite

выравнивание denklem    

выражать ifade etmek, dile getirmek; göstermek

выражать соболезнование başsağlığı dilemek

выражаться kendini göstermek; ifade etmek

выражение dile getirme; ifade, deyim

выразитель sözcü

вырастать büyümek, boy atmak; artmak, yükselmek; genişlemek; belirmek, görünmek

вырасти на руках elinde büyümek

выращивать yetiştirmek, büyütmek, beslemek

вырезать kesmek, almak; oymak; kazımak; kılıçtan geçirmek

вырезка kesme; kupür; fileto, bonfile

вырисовывать özenle çizmek

вырисовываться belirmek, görünmek

вырождаться soysuzlaşmak; yozlaşmak

выронить düşürmek

вырубать kesmek; oymak

вырубка kesim

выругать sövmek

выругаться küfür etmek

выручать yardıma gelmek; kazanmak

выручать yardıma gelmek; kazanmak

вырывать sökmek, koparmak, yolmak

вырываться kurtulmak; fışkırmak; öne geçmek

вырядиться giyinip kuşanmak

высадка indirme, inme, karaya çıkarma

высаживать dikmek (bitki); indirmck, çıkarmak

высаживаться inmek, karaya ayak basmak

высасывать emmek

высвобождать kurtarmak; serbest bırakmak

высвобождаться kurtulmak, serbest kalmak

высекать oymak

выселение çıkarma

выселять çıkarmak, sokağa atmak

выселяться taşınmak, göç etmek

высиживать kalmak

выситься yükselmek

выскабливать kazımak

высказывание düşünce; demeç

высказывать dile getirmek, ifade etmek, söylemek

высказываться düşüncesini söylemek, görüşünü belirtmek

выскакивать atlamak; fırlamak; kurtulmak

выскочить atlamak; fırlamak

выслать за пределы страны sınır dışı etmek

выслеживать kovalamak    

выслуга kıdem

выслужиться gözüne girmek

выслушивать dinlemek

высмеивать alay etmek, yermek

высморкаться sümkürmek

высовывать dışarıya çıkarmak

высокий yüksek, uzun boylu; büyük; üstün; yüce

высоко yüksek    

высококачественный yüksek kaliteli

высокомерие kibir

высокомерный kibirli, mağrur

высокоодарённый üstün yetenekli

высокопарный tumturaklı

высокопоставленный yüksek dereceli, yüksek mevki sahibi

высокосортный yüksek kaliteli

высота yükseklik; irtifa, yükselti; tepe

выставить кандидатуру aday göstermek

выставка fuar , sergi    

выставлять çıkarmak; kaldırmak; dışarı atmak; sergilemek, teşhir etmek; koymak (nöbetçi vs.)

выстаивать ayakta kalmak

выстилать döşemek

выстирать yıkamak

выстраивать kurmak, yapmak; sıraya dizmek

выстраиваться sıraya dizilmek

выстрел atış; silah sesi

выстрелить ateş etmek

выступ çıkıntı

выступать ilerlemek; çıkmak, hareket etmek; söz almak, konuşmak

выступить с речью konuşma yapmak

выступление sahneye çıkma; konuşma, söylev; eylem, hareket

высушивать kurutmak

высушиваться kurumak

высчитывать hesaplamak, hesabını çıkarmak

высший en yüksek; yüksek

высший свет yüksek sosyete

высылать göndermek, yollamak; sürgün etmek, sınır dışı etmek

высылка gönderme, yollama, postalama; sınır dışı etme, sürgün

высыпать dökmek, boşaltmak; dökülmek

высыпаться dökülmek, akmak; uykusunu almak

высыхать kurumak

высь yükseklik

вытёсывать yontmak

выталкивать dışarı itmek

вытекать akmak, dökülmek

вытерпеть dayanmak, katlanmak

вытеснять yerini almak

вытирать silmek, kurulamak

вытираться silinmek, kurulanmak

выткать dokumak; işlemek

вытравлять yok etmek, kökünü kazımak

вытрясать silkelemek, çırpmak

выть ulumak

вытягивать çekip boşaltmak; çıkarmak; uzatmak

вытягиваться uzanmak; uzamak, boylanmak

вытянуть dayanmak

выуживать oltayla tutmak

выутюжить ütülemek

выучивать bellemek, öğrenmek, ezberlemek; öğretmek

выучиваться öğrenmek

выхаживать iyileştirmek; yetiştirmek

выхватывать kapmak; çekmek; çıkarmak

выхлоп egzoz

выхлопотать elde etmek

выход çıkış; çekilme, istila; üretim

выходить iyileştirmek; yetiştirmek; inmek; ayrılmak, çekilmek; olmak, çıkmak; (pencere vb.) açılmak, bakmak, nazır olmak; tükenmek, suyunu çekmek; tüketmek

выходной çıkış; ayrılma, hareket

выцарапывать sökmek; koparmak; çizmek, kazımak

выцветать solmak, rengi atmak

вычёркивать çizmek, karalamak

вычерчивать çizmek

вычесть kesmek

вычет kesinti

вычисление hesaplama

вычислять hesap etmek

вычитание çıkarma

вычитать çıkarmak; kesmek

вычитывать okumak

вычищать temizlemek, fırçalamak; ovmak

вышвыривать dışarı fırlatmak

выше daha yüksek; üstünde; yukarıda

выше среднего ortanın üstünde

вышеизложенный yukarıda söz edilen

вышеназванный yukarıda adı geçen

вышестоящий üst

вышивать nakış işlemek

вышивка işleme, nakış

вышивной işlemeli

вышина yükseklik

вышка kule

выщипывать yolmak

выявление meydana çıkarma; açığa vurma

выявлять meydana çıkarmak; açığa vurmak

выявляться meydana çıkmak

выяснять incelemek, tetkik etmek; saptamak

выясняться anlaşılmak, ortaya çıkmak

вьюга tipi

вьюк yük, denk

вяжущийburuk, kekre

вяз karaağaç    

вязальная спица örgü şişi

вязальный örgü(sıfat)

вязальный крючок tığ

вязание bağlama; örme

вязанка demet

вязаное изделие yün örgüsü ceket

вязаный örme(sıfat)

вязать bağlamak; örmek

вязкий yapışkan

вязкое дно deniz kiyisinda çamurlu arazi  

вязкость viskozite

вязнуть batmak

вяление kurutma

вяленый kurutulmuş, kura

вялить kurutmak

вяло isteksizce

вялость  gevşeklik

вялый  solmuş; gevşek, uyuşuk

вянуть solmak

вяхирь; витютень  tahtalı

Русско-турецкий словарь от А до Я