Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3

закурить sigaraya başlamak

закуска çerez, meze

закусочная kafeterya

закусывать aperitif almak, açlığı bastırmak

закутывать bürümek, sarmak

закутываться bürünmek, sarınmak

зал antre , hol   

зал для пассажиров bekleme salonu

зал ожидания bekleme salonu

залаять havlamak

залегание yatak

заледенеть buz tutmak; buz kesilmek

залежалый bayat

залежь yatak; sürümsüz mal

залезать tırmanmak, çıkmak; girmek; saklanmak

залеплять yapıştırmak, macunlamak

залетать girmek; çıkmak; uğramak

залечивать iyi etmek

залечь yatmak

залечь в засаду pusuya yatmak

залёживаться uzun süre kalmak, uzun süre durmak

залив körfez, koy

заливать su basmak; üstüne dökmek; su sıkmak; kaplamak

заливаться su altında kalmak; yaşlara boğulmak

заливное jöle

залог rehine koyma, ipotek etme; rehin; depozito; kefalet; güvence; dilb. çatı

заложник rehine

заложница rehine

залюбоваться hayran hayran bakmak

зам yardımcı, asistan

замазывать sıvamak, macunlamak; bulaştırmak, kirletmek; örtmek, kapamak

замазываться bulaşmak, kirlenmek

заманчивость çekicilik

заманчивый çekici, cazip

замаскированный kamufle, maskelenmiş

замасленный yağlı, yağlanmış

замаслиться yağlanmak

заматывать sarmak, dolamak; yıpratmak, halsiz düşürmek

заматываться sarılmak, dolanmak; halsiz düşmek

замачивать ıslatmak; suya bastırmak

замдиректора müdür yardımcısı

замедлять yavaşlatmak, hızını kesmek, ağırlaştırmak; geciktirmek; gecikmek

замедляться yavaşlamak, ağırlaşmak; gecikmek

заменять yerine geçirmek, yerine koymak; yerine geçmek, yerini tutmak

замерзание donma

замерзать donmak, buz tutmak

заместительство vekillik

заметать süpürmek; örtmek, kaplamak

заметка işaret, nişan; kısa yazı

заметный gözle görülür, belirgin; tanınmış

замечание düşünce; çıkışma

замечательно mükemmel

замечательный mükemmel, enfes, harikulade; dikkate değer

замечать fark etmek, farkına varmak, sezmek; aklında tutmak

замечтаться hayallere dalmak

замешательство karışıklık, şaşkınlık

замешивать karıştırmak, bulaştırmak; yoğurmak

замешкаться gecikmek

замещать yerine geçirmek, yerine koymak; yerini almak; vekillik etmek

замётывать teyellemek

заминать örtbas etmek, kapatmak

заминка duraklama

замирание durma, kesilme

замирать hareketsiz kalmak, kalakalmak; durmak, dinmek, kesilmek

замкнутость içine kapanıklık

замкнутый kapalı (çevre/hayat); içine kapanık

замок hisar , kilit

замолкать susmak

замолчать susmak, sesini kesmek

замораживание dondurma

замораживать dondurmak

замороженный dondurulmuş, buzlu

заморский denizaşırı

замочная скважина anahtar deliği

замочный kilit(sıfat)

замужем evli (kadın için)

замужество evlenme, evlilik (kadın için)

замужняя evli

замуровывать gömmek

замучить işkenceyle öldürmek; acı çektirmek, canını çıkarmak

замучиться canı çıkmak, çok çekmek

замша güderi, süet

замшелый yosunlu

замшеть yosun tutmak

замыкать kilitlemek; kapamak; kuşatmak

замыкаться çevresiyle ilgisini kesmek; kapanmak

замысел niyet, fikir

замысловатый dolambaçlı, çapraşık

замышлять tasarlamak; kurmak

занавес perde

занавеска perde

занашивать yıpratmak, eskitmek

занимательный ilginç, sürükleyici

занимать kaplamak, işgal etmek; almak, zapt etmek, işgal etmek; çalıştırmak, meşgul etmek; ilgilendirmek

заниматься meşgul olmak, uğraşmak, ilgilenmek; okumak, öğrenmek, ders almak; ders vermek

заниматься спортом spor yapmak

заново yeni baştan

заноза kıymık

заносить bırakmak, getirmek; geçirmek, kaydetmek; kaldırmak

заносчивость kibir

заносчивый kibirli, mağrur

заночевать gecelemek

заношенный yıpranmış

занят по горло işi başından aşkın

занятие iş, uğraşı, meşguliyet; işgal

занятный eğlenceli, sürükleyici

занятый meşgul; işgal edilmiş

занять первое место birinci gelmek

заняться başlamak, girişmek

заодно birlikte; aynı zamanda

заострённый sivri uçlu

заострять sivriltmek; vurgulamak

заостряться sivrilmek

заочно gıyaben; mektupla

запад batı

западать çökmek

западный batı, batılı

западня tuzak

запаздывать gecikmek, geç kalmak

запаковывать ambalajlamak, paketlemek

запальная свеча buji

запальный шнур fitil

запальчивость asabilik

запальчивый öfkeli, asabi

запамятовать unutmak, aklından çıkmak

запас rezerve, stok; pay; yedek

запасать tedarik etmek, yığmak, stok yapmak

запасливый tedarikli

запасное колесо stepne, yedek lastik

запасной yedek

запасные части yedek parça

запах koku

запахивать sürmek

запахиваться bürünmek

запахнуть kokusu gelmek

запачкать kirletmek, bulaştırmak

запачкаться kirlenmek, bulaşmak

запашка sürme

запевала solist; lider

запекать fırında pişirmek

запеть şarkı söylemek

запечатлевать tasvir etmek, betimlemek

запечатлеваться bellekte yer etmek

запечатывать mühürlemek

запинаться ayağı takılmak; duraksamak

запинка duraksama, tereddüt

запирать kilitlemek; kapamak, hapsetmek

запираться kilitli olmak; kapanmak; suçunu inkâr etmek

записка pusula, tezkere

записывать yazmak, kaydetmek, not tutmak

записываться yazılmak, kaydolmak

запись yazma, kayıt; ses bandı

запить kendini içkiye vermek

запихивать sokuşturmak, tıkıştırmak

запланировать planlamak

заплата yama

заплатить ödemek, parasını vermek; karşılık vermek

заплатить штраф ceza vermek

заплесневелый küflü

заплесневеть küflenmek

заплетать örmek; sarmak

заплыв yarış

заплывать yüzerek girmek

заповедь buyruk

заподозрить kuşkulanmak, sanmak

запоздание gecikme

заполнять doldurmak

заполняться dolmak

запоминать aklında tutmak

запоминаться aklında kalmak

запоминающее устройство hafıza

запонка yaka düğmesi, kol düğmesi

запор sürgü; peklik, kabız

запотевать buğulanmak

запотелый buğulu

заправил ar elebaşı

заправка yakıt ikmali

заправлять geçirmek, sokmak; yakıt koymak, yakıt ikmali yapmak

заправляться karnını doyurmak, yakıt koymak

заправочная колонка benzin istasyonu

заправочная станция benzin istasyonu

заправский sahici

заправщик tanker

запрашивать bilgi istemek; fahiş fiyat istemek

запрет yasak

запретительный yasaklayıcı

запретить yasaklamak

запрещать yasaklamak, menetmek

запрещаться yasak olmak

запрещение yasak, yasaklama

запрещённый yasak

запрограммированный programlı

запрограммировать programlamak

запроектировать planlamak

запрокидывать arkaya atmak

запрос gensoru

запросы talepler; ihtiyaçlar

запруда büğet bent

запруживать bent çekmek; istila etmek

запряжка eğer

запрятать saklamak, gizlemek

запрятаться saklanmak, gizlenmek

запуганный yılgın

запугивание yıldırma, korkutmaca

запугивать gözünü korkutmak, yıldırmak

запускать fırlatmak, atmak, savurmak; çalıştırmak, işletmek

запутанность ilgi, merak

запутанный dolaşık, karışık; çapraşık, çetrefil

запутывать dolaştırmak; karıştırmak, çapraşıklaştırmak; bulaştırmak; aklını karıştırmak, şaşırtmak

запутываться dolaşmak; karışmak, çapraşmak; takılmak; yolunu şaşırmak

запущенный bakımsız, ihmal edilmiş

запчасти yedek parçalar

запылиться tozlanmak

запястье bilek

запятая virgül

зарабатывать на жизнь hayatını kazanmak

заработать kazanmak; çalışmaya başlamak

заработаться çok çalışmak, didinmek; geç saatlere kadar çalışmak

заработная плата aylık, maaş, ücret

заработок gelir 

заражать bulaştırmak (hastalık); zehirlemek

заражаться bulaşmak, geçmek

заражение enfeksiyon

заранее önceden, peşin

зарастать bürümek, yabanileşmek; kapanmak

зардеться kızarmak

зареветь kükremek, böğürmek

зарево akşam kızıllığı

зарегистрировать kaydetmek, kayda geçirmek

зарегистрироваться ismini kaydettirmek, kaydını yaptırmak

зарекаться tövbe etmek

заржаветь paslanmak

заржавленный paslı, paslanmış

заржать kişnemek

зарисовка resim

зарождаться doğmak; uyanmak

зародыш embriyon, oğulcuk

зарождение doğuş, doğma; uyanma

зарок tövbe

заронить uyandırmak

заросль çalılık

зарплата aylık, maaş, ücret  

зарубать kılıçtan geçirmek

зарубежный dış, yabancı

зарубка kertik

зарубцовываться et bağlamak

заручаться sağlamak

зарывать gömmek

зарываться gömülmek

зарыдать boşanmak

заря şafak

заряд yük

зарядить doldurmak, şarj etmek; tutturmak

зарядка şarj; sabah jimnastiği

зарядовое число atom numarası

заряжание doldurma

заряжать doldurmak; şarj etmek

засада pusu

засаживать ağaçlamak, dikmek; tıkmak; saplamak

засаливать tuzlamak; turşu kurmak

засаливаться yağlanmak

засасывать içini çekmek

засахаренный şekerleme

засахариваться şekerlenmek

засветить yakmak

засветиться yanmak

засветло karanlık basmadan

засвидетельствовать tasdik etmek, onaylamak

засевать ekmek

заседание oturum, toplantı

засекать kertik açmak

заселять iskân etmek

засесть kapanmak (eve); oturmak; saplanmak

засиживаться kalmak, oturmak

засиять ışıldamak

заскорузлый nasırlaşmış, pütür pütür

заскрежетать gıcırdamak

заскучать canı sıkılmak

заслон set

заслонять kapamak; siper olmak

заслоняться siper etmek

заслуга yararlık, hizmet

заслуженный hak edilmiş; emektar

заслуживать hak etmek, kazanmak; değmek, layık olmak

заслушать dinlemek

заслышать sesini duymak

засмеять alaya almak

засмеяться gülmek

заснять resmini çekmek

засов sürgü

засовывать sokmak

засорение tıkanma

засорять tıkamak

засоряться tıkanmak

заспанный uykulu

заспаться çok uyumak

заставать bulmak, yakalamak

заставлять doldurmak; kapamak; zorlamak, zorunda bırakmak, sevk etmek

застарелый müzmin

застенок zindan

застенчивый sıkılgan, mahcup

застёгивать iliklemek, düğmelemek

застигать yakalamak

застилать yaymak; kaplamak, bürümek

застилаться bürünmek

застой durgunluk

застонать inlemek

застопоривать durdurmak; frenlemek, yavaşlatmak

застопориваться durmak; yavaşlamak

застревать saplanmak, takılıp kalmak

застрелить kurşunlamak

застуживать üşütmek

застуживаться üşütmek, soğuk almak

заступ kürek

заступаться arka çıkmak

заступничество koruma, himaye

застывать donmak; donup kalmak

застыдиться utanmak

Русско-турецкий словарь от А до Я