Русско-турецкий словарь от А до Я

А  Б  В  Г  Д  Е  Ё  Ж  З  И  Й  К  Л  М  Н  О  П  Р  С  Т  У  Ф  Х  Ц  Ч  Ш  Щ  Э  Ю  Я

1 2 3

засуха kuraklık

засучивать sıvamak

засушивать kurutmak

засушливый kurak, susuz

засылать göndermek

засыпать uyumak, uykuya dalmak; kapamak, doldurmak; örtmek

засыпаться dolmak; örtülmek; yakayı ele vermek

засыхать kurumak

затаённый gizli

заталкивать tıkmak, tıkıştırmak

затапливать yakmak

затаптывать çiğnemek; ezmek

затаскивать yıpratmak, canını çıkarmak; sürüklemek

затвердевать katılaşmak, sertleşmek

затвердение sertleşme

затвердить ezberlemek

затвор sürgü

затворять kapamak

затворяться kapanmak

затевать girişmek, tutuşmak (kavgaya)

затейливый ağdalı

затекать girmek, dolmak; şişmek; uyuşmak

затем sonra

затемнение karartma; karartı, siyahlık

затемно ortalık ağarmadan, sabahın köründe

затемнять karartmak; belirsiz yapmak, karmaşıklaştırmak

затерянный metruk

затерять yitirmek, kaybetmek

затеряться yitmek, kaybolmak; gözden kaybolmak

затея iş, girişim; eğlence

затеять свару çıngar çıkarmak

затирать silmek; sıkıştırmak

затихать kesilmek; dinmek, yatışmak

затишье sessizlik, sükûnet; durgunluk

затмевать gölgede bırakmak

затмение tutulma

зато ama, buna karşılık

затон küçük koy

затонувший batık

затонуть batmak

затоплять su basmak

затор tıkanıklık

затормозить firen yapmak, frenlemek

заточать hapsetmek, kapatmak

заточение hapis

заточить bilemek, açmak, yontmak, sivriltmek

затошнить midesi bulanmak

затрагивать değmek; dokunmak

затрата harcama, sarf

затрачивать harcamak

затребовать istemek

затруднение güçlük, engel

затруднительное положение çıkmaz    

затруднительный zor, güç, zahmetli

затруднять zahmet vermek; zorlaştırmak, güçleştirmek

затрудняться güçlük çekmek; güçleşmek

затуманить sisle kapatmak, karartmak

затуманиться sislenmek; hüzünlenmek

затупить körleştirmek

затупиться körleşmek, körelmek; kütleşmek

затушёвывать gölge vurmak; kamufle etmek, örtmek

затушить söndürmek

затхлый küflü

затыкать tıkamak; sokmak

затылок ense

затягивание sıkma; uzatma

затягивать sıkmak; kaplamak; içine çekmek; uzatmak, geciktirmek

затяжка gecikme; nefes, çekiş

затяжной uzayıp giden, sürekli

заумный muğlak

заунывный iç karartıcı, hazin

заупрямиться inadı tutmak

заурядность sıradanlık

заурядный sıradan, alelade

заучивать bellemek

зафиксировать saptamak

захаживать uğramak

захват ele geçirme, istila

захватчик istilacı, saldırgan

захватывать tutmak, avuçlamak; yakalamak; ele geçirmek, istila etmek, işgal etmek; gasp etmek, zapt etmek

захворать hastalanmak

захлёстывать kaplamak; istila etmek

заход batma, batış; girme, uğrama

заход солнца gurup

заходить uğramak, girip çıkmak; almaya gelmek; çekilmek; batmak

захолустный ücra, sapa

захолустье sapa yer

захоронить gömmek

захохотать kahkahayı basmak

захудалый önemsiz, ufak tefek; düşkün

зацвести çiçek açmak, çiçeklenmek

зацветать küflenmek

зацеловать öpücüklere boğmak

зацепка çengel, kanca; bahane

зацеплять takmak; ilişmek

зацепляться takılmak; tutunmak

зачастить sıklaşmak

зачастую çok kez, çoğu defa

зачатие gebe kalma

зачаток embriyon

зачем niçin, niye

зачервиветь kurtlanmak

зачерствелый bayat; nasırlaşmış

зачёркивать çizmek

зачёт sınav, test

зачислять atamak, kaydetmek

зачитывать saymak

зачитываться sayılmak

зашататься sarsılmak

зашевелить kıpırdatmak, oynatmak

зашевелиться kıpırdamak, oynamak

зашивать dikmek

зашифровывать şifrelemek

зашпиливать iğnelemek

зашуметь gürültü çıkarmak

защемить kıstırmak, sıkıştırmak

защемиться kısılmak, sıkışmak

защита savunma, korunma; himaye; defans, müdafaa

защитник savunucu, koruyucu; avukat

защитный koruyucu

защищать savunmak; korumak

защищаться kendini savunmak

заявка istek, talep

заявление bildiri, demeç; dilekçe

заявлять beyan etmek, açıklamak, bildirmek, ifade etmek; ihbar etmek

заядлый koyu

заяц tavşan; kaçak yolcu

звание unvan, rütbe

званый çağrılı, davetli

звать çağırmak, seslenmek; davet etmek

зваться denmek

звезда yıldız

звенеть çınlamak, çıngırdamak

звено halka; bölüm, kısım; kademe; grup

звеньевой grup lideri

зверинец hayvanat bahçesi    

звериный vahşi hayvan(sıfat); dehşetli, müthiş

зверство vahşet, canavarlık, hunharlık

зверь vahşi hayvan; canavar, hunhar

зверьё vahşi hayvanlar

звёздный yıldızlı

звёздочка yıldız

звон çınlama, şangırtı, çıngırtı

звон в ушах kulak çınlaması

звонить çalmak (telefon/zil); telefon etmek, telefonla aramak

звонок zil

звук ses

звуковой sesli

звукозапись ses kayıdı

звуконепроницаемый sesgeçirmez

звукоряд gam    

звукоулавливатель dinleme aleti

звучать çınlamak, ötmek; duyulmak, sesi gelmek

звучный berrak

звякать şıngırdamak

здание yapı, bina

здесь burada, burası

здесь курить нельзя burada sigara içilmez

здешний buradaki, buralı

здороваться selam vermek, selamlamak

здороветь dinçleşmek, gürbüzleşmek

здорово adamakıllı

здоровье sağlık

здоровый sağlıklı, sağlam; sağlığa yarar; sağlam yapılı

здравомыслящий sağduyulu

здравоохранение sağlık hizmetleri

здравпункт sağlık ocağı

здравствовать hayatta olmak

здравствуй merhaba

здравствуйте merhaba

здравый makul, akıllı

зебра zebra

зев yutak

зевать esnemek

зевок esneme

зелёный yeşil, ham; toy

зеленеть yeşermek, yeşillenmek; sapsan kesilmek

зеленщик sebzeci

зелень yeşillik

зелье iksir

землевладелец toprak sahibi

земледелец çiftçi, ekinci

земледелие çiftçilik, ekincilik, tarım

земледельческий tarımsal

землекоп toprak işçisi

землепашец çiftçi

землетрясение deprem

землистый topraklı

земля dünya, yer; kara, toprak; ülke

земляк hemşeri

земляника çilek

земляной toprak

землячество hemşerilik

землячка hemşeri

земное притяжение yerçekimi

земной yer

земной шар yeryuvarlağı, yerküre; dünya

земные блага dünya nimetleri

зенит başucu; doruk, zirve

зенитка uçaksavar

зенитная ракета uçaksavar füze

зеркало ayna

зерно tane, tohum; tahıl; çekirdek, zerre

зерновой tahıl

зернохранилище tahıl ambarı

зигзаг zikzak

зигзагообразный zikzaklı

зима kış

зимние виды спорта kış sporları

зимний kışlık

зимовать kışlamak

зимой kışın

зимой и летом yaz kış

злак tahıl

злая судьба karayazı

злить kızdırmak, öfkelendirmek

злиться kızmak, içerlemek

зло kötülük; hınç

злоба garez, hınç, öfke, hışım

злобный kindar

злободневный güncel

зловещий uğursuz; korkunç

зловоние pis koku

зловонный pis kokulu

зловредный kötü kalpli, hain

злодей cani, zalim

злодейство kötülük; cinayet

злой kötü kalpli; öfke dolu, öfkeli, kindar; kızgın; azgın; kötü; zalim

злой рок kara talih

злокачественный habis

злонамеренный kötü niyetli, kasıtlı

злопамятный kinci, kindar

злополучный talihsiz, uğursuz

злословить çekiştirmek

злостный kötü niyetli, kasıtlı, maksatlı

злость kızgınlık, öfke, hırs

злосчастный uğursuz

злоупотребление kötüye kullanma; yolsuzluk

злоупотреблять kötüye kullanmak, suiistimal etmek

змеиный yılan, sinsi

змей ejderha

змея yılan

знак işaret, işaret

знаки препинания noktalama işaretleri

знак сноски yıldız

знакомить tanıştırmak; tanıtmak, bilgi vermek; bilgi edinmek, incelemek

знакомиться tanışmak; bilgi edinmek, incelemek

знакомство tanışıklık; muhit, tanıdıklar; bilgi

знакомый tanıdık; görmüş, bilen; tanıdık

знаменатель payda

знаменательный önemli

знаменитость ün sahibi

знаменитый ünlü

знаменовать belirtisi olmak

знамя bayrak

знание bilgi

знатность soyluluk

знатный tanınmış, ünlü; soylu

знаток erbap

знаток своего дела işinin ehli

знать bilmek, haberi olmak; tanımak

знать в лицо şahsen tanımak

знать друг друга tanışmak

знать заочно gıyaben tanımak

знать как свои пять пальцев avucunun içi gibi bilmek

знать назубок ezbere bilmek

знать по опыту duymak, hissetmek

знать своё место haddini bildirmek

знаться düşüp kalkmak

значение anlam; önem, değer

значимость önem

значимый önemli

значит demek (ki), o zaman

значительность önem

значительный hatırı sayılır, büyük; önemli

значить demek, anlamına gelmek

значиться adı geçmek, kayıtlı olmak

значок rozet; işaret

знающий bilgili; yetkili

зной yakıcı sıcak

знойный yakıcı, sıcak, bunaltıcı

зоб kursak; guatr

зов çağırış, sesleniş; çağrı, davet

зодиак zodyak, burçlar kuşağı

зодчество mimarlık

зодчий mimar

зола kül

золовка görümce

золотистый altın sarısı

золото altın

золотое дно altın madeni

золочёный altın kaplama

зона bölge, alan

зональный bölgesel

зонд sonda

зондировать sondalamak, sondaj yapmak

зонт sundurma

зонтик şemsiye

зонтичные baldıran

зоолог zoolog, hayvanbilimci

зоологический zoolojik, hayvanbilimsel

зоологический сад hayvanat bahçesi

зоология zooloji

зоопарк hayvanat bahçesi

зоркий gözü keskin; uyanık, gözü açık

зрачок gözbebeği

зрелище manzara, tablo; temsil, şov

зрелость olgunluk

зрелый olgun, yetişkin

зрелый человек ergin

зрение görme

зреть ermek, olgunlaşmak

зримый gözle görülür

зритель seyirci, izleyici

зрительный görsel

зрительный зал sinema salonu

зря boşuna

зуб diş

зубец diş, tırtıl

зубило keski

зубная боль diş ağrısı

зубная паста diş macunu

зубной diş, dişsel

зубной врач diş doktoru

зубоскал alaycı

зубоскалить alay etmek

зубоскальство alay, şaka

зубочистка kürdan

зубр oroks

зубрёжка ezbercilik

зубцовка dantel

зубчатый dişli

зубчатое колесо dişli

зуд kaşıntı

зудеть kaşınmak

зурна zurna

зыбкий kararsız

зюйд kıble, güney rüzgârı

зюйд вест lodos

зять güvey; enişte

Русско-турецкий словарь от А до Я